• anasayfa
  • mısır turu
  • mısır piramitleri
  • mısır forum
  • iletişim


Kelime Giriniz

Mısır Rehberi


Anasayfa
Mısır Tarihi
Mısır Piramitleri
Mısır Firavunları
Mısır Mitolojisi
Mısır'ın Fiziki Yapısı
Mısır'da Siyaset ve Ekonomi
Mısır Şehirleri
Mısır Üniversiteleri
Mumyalama
Sfenks
Tevrat



  • Mısır Turları
  • Mısır Otelleri
  • Mısır Resimleri

Mısır Tarihi


Dünyanın zengin bir maziye sahip olan ülkelerinden biri de Mısır'dır. Mısır, tarih boyunca birçok medeniyetin beşiği olmuştur. Arkeolojik kazılardan çıkarılan neticelere göre, bilinen ilk tarihi M.Ö. 5000 yıllarında kurulmuş olan, Aşağı ve Yukarı Mısır Krallıkları ile başlar.

Bunlardan en eskisi Firavunlar dönemidir.Bugüne kadar sır olarak kalan ve dünyanın yedi harikası arasında birincisi olan piramitler, bunların zamanlarında yaptırılmıştır. Piramitlerin inşasında kullanılan ve bazıları 15 tona ulaşabilen dev taş blokların taşınması, hesaplarının 'pi' sayısına uygun olması ve en ücra yerlerinin aydınlatılması gibi sırlar halen çözülememiştir.

Ayrıca teşekkülleri ayrı bir muamma olan ve rüzgarlar tesiriyle çeşitli hayvan şekillerini alan sfenksler de, bugün hayretleri üzerlerine çekmektedirler. Bunu Menes Hanedanlığı ve arkasından Pers hakimiyeti takip eder. Perslerin, Kiyaniyan şahlarının sonuncusu olan Dara; Erbil'de mağlup olunca Mısır, Makedonya Kralı Filip'in oğlu İskender'in eline geçti. İskenderiye şehrini kurdu.

Elde ettiği zaferleriyle ahlakı bozuldu. Sonunda işret ve sefahetle öldü. Bundan sonra Mısır, 640 yılına kadar Roma ve Bizans hakimiyetinde kaldı.

Bu tarihte hazret-i Ömer, Eshab-ı kiramdan Amr ibni Âs komutasındaki bir orduyu Mısır'ın fethine gönderdi. Mısır feth edilerek burada El-Fustat (Eski Kahire) garnizonu kuruldu. Bu tarihlerde bütün Mısır halkı İslamiyetle şereflendi.

Halife hazret-i Muaviye zamanında Arapça, halkın dili haline geldi. Din ve dil beraberliği sağlanmış olan Mısır, Abbasiler döneminde refah ve huzur bakımından altın bir devir yaşadı. Abbasilerden sonra 1171 tarihine kadar Fatımilerin elinde kaldı. Bu tarihte Selahaddin Eyyubi tarafından fethedildi.

Eyyubilerden sonra 16. yüzyıla kadar Mısır, Türk asıllı Memlük Sultanlarınca idare edildi. Memlukler zamanında idari, askeri, iktisadi ve daha birçok alanda yenilikler yapıldı. Mısır tüccarları, ülkenin stratejik ve iktisadi mevkiinin verdiği avantajlardan geniş çapta faydalanarak Çin-Avrupa arası ticareti ellerine geçirdiler.

Aynı tarihlerde Osmanlı Devleti yükselme devrini yaşamaktaydı. Padişah Yavuz Sultan Selim Han, 1516'da Mısır Seferine çıktı. Önce Mercidabık Ovasında Memlükleri kesin bir şekilde mağlup etti. Sina Çölünü 13 günde zayiat vermeden geçti. Arkasından Ridaniye'de Memlükleri tekrar yenerek Mısır'ı Osmanlı topraklarına kattı.

Böylece Osmanlı Devleti üç büyük kıtada topraklara sahip olmuş ve buralarda İslamiyetin yayılmasına ve kuvvetlenmesine hizmet etmiştir.

İngiltere'nin Hindistan yolunu kapatmak maksadıyla Fransa İmparatoru Napolyon Bonoparte, 1798'de Mısır'ı işgal etti. Fakat Akka Kalesinde Cezzar Ahmed Paşa tarafından hezimete uğratıldı. Bunun üzerine Fransızlar geri çekildiler. Bu arada Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mısır'a yardım için gönderildi. Fransızlar yenilerek, 1801'de tamamen çekildi.

Mehmed Ali Paşa ise Mısır'da kalarak vali oldu. Batı ülkelerinden teknik malzeme ve uzman personel getirtti. Birçok medrese ve okullar açarak Mısır'ın en güçlü lideri oldu. Kurduğu Mısır donanmasını 1827 Osmanlı-Yunan Savaşında yardım için gönderdi. Ayrıca tarımın gelişmesi için kanallar açtırdı ve Mısır ekonomisini zenginleştirdi. Kavalalı Mehmed Ali Paşa dinine bağlı iyi bir insandı. Bundan sonra Mısır bozuldu.

Yerine büyük oğlu ve Cidde Valisi olan İbrahim Paşa geçti. İbrahim Paşa, Sultan Mahmud Hanın emriyle Vehhabilerle harp ederek başşehirleri Der'iyye'yi aldı. Sonra Mora İsyanını bastırdı. Bu arada Sultan İkinci Mahmud Hana isyan ederek Kütahya'ya kadar geldi.

Suriye, Adana ve Mısır ona verildi. Halifeden, müstakil vali demek olan (Hidiv) ünvanını aldı. İkinci defa isyan ettiyse de İngiltere işe karıştı ve Suriye tekrar Osmanlılarda kaldı. 1848'de vefatından sonra yerine Birinci Abbas, bundan sonra da 1854'te İbrahim Paşanın oğlu Said Paşa hidiv oldu. Said Paşa, Süveyş Kanalını ve Port Said şehrini yaptırdı.

Bunun ölümünden sonra kardeşiİsmail Paşa hidiv oldu. Bunun 1879'da azl edilmesi üzerine, oğlu Tevfik Paşa yerine geçti. İngilizler bunun zamanında Mısır idaresine karıştı.

Bu yıllarda Cemaleddin-i Efgani'nin reisliğini yaptığı Kahire Mason Locası üyeleri, İngilizlerle işbirliği halinde faaliyette bulunuyordu. Din adamı olarak tanıtılan Abduh da bunların aralarındaydı. Ekonomik ve askeri açıdan iyice zayıflamış olan Mısır, böylece 1882'de İngilizlerce işgal edildi.

İngilizler, meşhur casus yüzbaşı Lavrens kanalıyla halk arasında bölücü fitneler çıkartarak başta Mısır, Ürdün, Irak ve Suudi Arabistan'ı karıştırdılar. İttihatçıların basiretsiz ve kararsız siyasetleri bu gelişmeleri önleyemedi ve bu ülkelerin yavaş yavaş Osmanlı Devletinden ayrılmasına sebep oldu.

Böylece İngiliz kontrolüne geçen Mısır'da Tevfik Paşadan sonra sırayla Abbas Hilmi Paşa, Hüseyin Kamil Paşa ve Ahmed Fuad Paşalar başa geçti. Fuad Paşa, Osmanlılardan tamamen ayrılarak melik adını aldı. 1936'da ölümü üzerine oğlu Faruk, melik oldu.

İkinci Dünya Harbi esnasında Alman ve İtalyan birlikleri Mısır'a saldırmışlardı. Mısır, 1945'e kadar harbe katılmadı. Bu tarihte Japonya ve Almanya'ya karşı harp ilan etti. Aynı yıl bağımsızlığını da elde ederek BM'e üye oldu.

İç isyanlar, dış borçlar, kanal problemi ve çeşitli harbler Mısır'a ağır külfetler getirmişti. Bu yüzden 1952 yılında askeri ihtilal oldu ve Melik Faruk yurt dışına çıkarıldı. Ertesi yıl cumhuriyet ilan edildi ve general Necib Cumhurbaşkanı oldu. 1956'da Sudan, Mısır'dan ayrıldı. Askeri ihtilal, genç subaylar tarafından yapılmıştı. Bunların içinde bulunan Cemal Abduh Nasır, ordu içinde durumu en güçlü olanıydı.

İki sene sonra Cumhurbaşkanı Necib'in askeri idareye son vermek istemesi üzerine, zaten farklı fikirler taşıyan Nasır, Necib'i tutuklatarak Mısır'ı ele geçirdi.

Nasır, uyguladığı politika ile sosyalizmi Mısır'a getirdi. Mısır'ı batı dünyasından kopararak Rusya'nın kucağına düşürdü. Rus askeri ve teknik yadımlarına kapılarını açtı. Çeşitli sebeplerle yaklaşık 60 bin Müslümanı zindanlara attırdı. Bir çok kuruluşları devletleştirdi. Zehirli fikirlerini diğer Arap ülkelerine de bulaştırdı. 1958-61 yılları arasında Suriye ile birleşme faaliyetine girdiyse de, Suriye, 1961 yılında bundan vazgeçti.

Bu arada İsrail'le anlaşmazlıklar başladı. Zamanla Mısır-İsrail münasebetleri gerginleşti. Nasır, Süveyş Kanalını millileştirince, İngiltere, Fransa ve İsrail, Mısır'a saldırmış, fakat ABD ve Rusya'nın ikazları ile saldırı durmuştu. İsrail sınırına ve Akabe Körfezine BM gücü yerleştirilmişti. Nasır, 1967'de bu kuvvetleri geri çektirdi.

Kanalı İsrail gemilerine kapattı. Bunun üzerine İsrail, Mısır'a taarruz ederek, Mısır Hava Kuvvetlerini imha etti. Altı gün süren muharebelerden sonra İsrail, Sina bölgesini işgal etti.

1970'te Nasır ölünce yerine Enver Sedat geçti. Mısır, 1973'te İsrail'e taarruz etti. 1975 ve 1977 müzakereleri sonunda Camp David zirvesi gerçekleşti. Buna göre, İsrail, Sina'dan çekilirken Mısır, Kanalı İsrail gemilerine açmayı kabul etti.

Sedat döneminde Mısır, Rus tesirinden ve sosyalizmden ayrıldı. İsrail'le barış yaparak, ABD'ye yanaştı. Nasır politikasının tersine, Mısır'ı liberal ve hür dünya sistemine getirdi, fakat Arap dünyasındaki liderliği sarsıldı ve ordu desteği zayıfladı. Nihayet Sedat 6 Ocak 1981'de bir suikast neticesi öldürüldü.

Yerine eski Hava Kuvvetleri Komutanı Hüsnü Mübarek başkan oldu. Ocak 1991 Körfez harekatında müttefik kuvvetler yanında yer alan Hüsnü Mübarek dış borçlardan kurtulmak için çeşitli çarelere baş vurmaktadır.


  • iletişim
  • mısır şehirleri|
  • mısır piramitleri|
  • mısır tarihi|
  • anasayfa|
XHTML CSS

©misirrehberi.gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.

Dizayn: Omega Dizayn